
Silinen Mesaj: Komşunun Dairesinde Bir Gece
Saat 23:30'da, mutfaktan gelen su sesi sessiz daireyi doldururken, Leyla gri kumaş koltukta oturup salonun duvarlarını izliyordu; o kadar tanıdık görünüyorlardı ki artık rahatsız edici hale gelmişti. Ahmed mutfaktaydı, tabakları yavaşça yıkıyordu; tabağın tabağa değme sesi, her gece tekrarlanan sıkıcı bir rutindi. Leyla aniden karnında garip bir huzursuzluk hissetti; birlikte inşa ettikleri sessiz duvarı yıkmak istedi. Telefonunu eline aldı; siyah ekran yüzünü yansıtıyordu ve yıllardır konuşmadığı eski bir dostu, Ömer ile olan sohbetini açtı. Elinle yazdı: "Keşke şimdi burada olsaydın", sonra Ahmed'in ekranın tıkırtısını duymadan önce silme butonuna bastı. İz bırakmadı ama kalbi hızla çarpmaya başladı; sanki daha önce bilmediği bir kuralı çiğnemişti.
Saat 12:15, mutfaktaki masada Ahmed'in telefonu çaldı; keskin bir zil sesi sessizliği yırttı. Telefonu kaldırdı, ekran yüzünü aydınlattı, numara gizliydi. Mesajı açtı ve sabahları Leyla'nın giydiği kırmızı iç çamaşırlarının net, yakın çekim bir fotoğrafını gördü; bu fotoğraf, Leyla'ya da aynı numaradan gönderilen mesajla aynı kaynaktan gelmişti. Ahmed donup kaldı, gözleri büyüdü, elleri hafifçe titredi. Cevap vermedi, kıpırdamadı; sadece fotoğrafa baktı, sonra kapalı mutfak kapısına, ardından tekrar fotoğrafa döndü. Bu fotoğrafın, bu mesajın içinde her şeyi değiştiren bir şey vardı. Hiçbir şey söylemedi ama zihni hızla çalışmaya başladı; bir açıklama, bir neden, daha fazlasını öğrenme isteği arıyordu.
Saat 12:45'te Ahmed salonuna döndü; adımları yavaş, güvensizdi. Li'li'ye baktı; koltukta oturmuş pencereye bakıyordu. Li'li'ye gizemli bir gülümsemeyle baktı; bu bir sevinç gülümsemesi değildi, bir bilgi gülümsemesiydi. Li'li'ye sordu: "Neden bana böyle bakıyorsun?" titrek bir sesle. Ahmed cevap verdi: "Çünkü senin hakkında bilmediğim bir şey görüyorum." Telefonunu kaldırdı, ekranı gösterdi; fotoğrafı, mesajı. Li'li' inkar etmedi, kaçmadı; utangaç bir gülümsemeyle karşılık verdi ve dedi ki: "Artık kendimi saklamak istemiyorum." Sesinde, gözlerinde, tüm bedeninin hareketlerinde bir samimiyet vardı. Ahmed yanına oturdu, eli omzunda; hiçbir şey söylemedi, sadece ona baktı, sonra ekrana, sonra tekrar ona.
Saat 01:00'de yatak odasına geçtiler, Ahmed ışıkları kapattı, karanlık odayı kapladı, sadece ay ışığı pencereden içeri sızdı. Ahmed yavaşça ona yaklaştı, eli belinde, eli yüzünde. Aceleyle boynunu öpmeye başladı, ağzı açık, nefesleri hızlıydı. Gömleğini nazikçe çıkardı, yumuşak göğüslerini açığa çıkardı, ay ışığında bembeyaz cildi. Ahmed şöyle dedi: "Hayal ettiğinden daha güzelsin." Göğüslerini aceleyle öpmeye başladı, ağzı emiyor, dili dokunuyor, Leyla başını kaldırdı, gözlerini açtı, ona baktı. Bastırılması imkansız, saklanması imkansız bir arzu hissetti. Ahmed pantolonunu çıkardı, ıslak, terle ıslanmış, hazır olan vajinasını açığa çıkardı. "Bunu seviyor musun?" diye sordu. Leyla titreyen bir sesle cevap verdi: "Evet, seni istiyorum." Ahmed kıyafetlerini çıkardı, dikleşmiş, sert, hazır olan penisini açığa çıkardı. Yavaşça vajinasına soktu, Leyla kaydı, kaydı, dolgunluk ve sıcaklık hissetti, patlama hissetti.
Saat 01:15, cinsel ilişkiyi "doğum" pozisyonunda sürdürdüler; Leylî, Ahmed'in üzerinde oturuyor, yavaşça hareket ediyor, her hareketi, her atışı hissediyordu. Ahmed: "Şimdi seni görüyorum," dedi. Leylî: "Ben de seni görüyorum," diye karşılık verdi. Hareketler daha hızlı bir ritme dönüştü; Leylî yukarı aşağı hareket ederken, Ahmed de aynı şekilde hareket etti. Her ikisi de doruğu, ısıyı, patlamayı hissetti. Her ikisi de dolgunluğu, ısıyı, patlamayı hissetti. Meni içine boşaldı; Leylî kaydı, kaydı, ısıyı, dolgunluğu hissetti. Ahmed onu tuttu, tuttu, tuttu; bırakmak istemedi.
Saat 01:30, yan yana uzandılar; Ahmed onu kucaklıyor, Leyla da onu. Vücutları birbirine değiyor, nefesleri iç içe geçmişti. Ahmed dedi ki: «Artık eskisi gibi olmayacağız.» Leyla karşılık verdi: «Hayır, artık farklıyız.» Sonra birlikte uyudular; huzur ve kabullenme duyguyla doldular, bu gecenin yeni ve farklı bir ilişkinin başlangıcı olduğunu bilerek. Artık sessizlik yoktu, artık rutin yoktu; sadece sıcaklık, sadece arzu, sadece kabullenme vardı.






Comments (0)